“Senin içinde parlayan bir şey var. Yalnızca senin olan, kimsenin senden alamayacağı bir mücevher.”
Bana resimli çocuk kitapları dünyasına nasıl girdiğimi ve beni en çok etkileyen kitabın hangisi olduğunu sorsalar, hiç kuşkusuz ilk aklıma gelenlerden biri Anna Llenas’ın “Boşluk” kitabı olurdu. Çocukluğumdan beri varlığını hissettiğim ama adını koyamadığım boşluk duygusunu fark etmemi sağlayan, kalbime şefkatle dokunan bir kitaptı. Gözlerim dolu dolu okuduğumu anımsıyorum.
Konu duygular ve onların ifade biçimleri olunca, evrensel bir yazar olmanız kaçınılmaz oluyor sanırım. Llenas’ın zengin dünyası bu nedenle her yaşa hitap ediyor. Yetişkinlerin dünyasının kapısını aralıyor ve onlara, bir zamanlar çocuk olduklarını ve en saf duygulara sahip olduklarını hatırlatıyor. Aynı zamanda geçmişin küçük çocuklarına nazikçe elini uzatıyor.
İspanyol yazar ve illüstratör Anna Llenas, duyguları, benlik değerini ve içsel dönüşümü sade, esprili dille anlatmayı seven bir isim. Yaratıcı dünyasında, çocuk gibi hayal eden, dokunma isteği uyandıran, renkli, kolaj teknikleri ile çocuğun gözünden çizimler yapan Llenas, duyguları görsel bir şölenle somutlaştırmasıyla tanınıyor. En popüler eseri, kırktan fazla dile çevrilen “Renk Canavarı” dır; bu kitap, çocukların duygularını tanımalarına ve keşfetmelerine destek olur.
Gelelim bu yazıma ilham olan, Nisan 2025 yılında, Türkçeye Esin Pervane tarafından çevrilen ve Nesin Yayınevi etiketiyle yayımlanan tazecik bir Anna Llenas kitabına: “İçimizdeki Mücevher”. Bu kitap, her birimizin içinde doğuştan var olan ama zamanla unuttuğumuz o ışığı hatırlatıyor. Yine evrensel kavramları ele alıyor; öz farkındalık, içsel değerler ve yaratıcılık temalarını ustalıkla işliyor. Çocukların ve yetişkinlerin kendi içsel mücevherlerini keşfetmelerine ve onu parlatmalarına ilham veriyor.
Kitaptaki karakterimiz, büyüdükçe içindeki mücevherin değerini anlamayan ya da onu sevmeyen insanlarla karşılaşır. Kendini korumak için mücevherini saklar, korkularla dolu katmanlar örer: başaramama, sevilmeme, hata yapma korkusu… “Yeterli değilim, değersizim, kimse beni sevmez” gibi sesler kalbinde yankılanır.
Bazen, sevilmek uğruna mücevherini başkalarına vermek ister. Bu, hem kırılganlığının hem de onaylanma özleminin bir yansımasıdır.
Ama bir noktada fark eder ki, insanların beklentilerine göre yaşamak kendi sesini susturmak demektir. Mücevherini gizlemek yalnızca ışığını değil, kendisiyle bağını da koparır. Yetişkin okuyucu içinse kitap, bir dönüp içeriye bakma daveti gibi: çocukken nasıl parladığımızı ve büyüdükçe o ışığın nasıl azaldığını hatırlatıyor. Aynı zamanda hikaye, bizi olduğumuz hâliyle kabul eden ve koşulsuz sevgi ile seven insanlarla olmanın önemini vurguluyor.
“Hepimiz içimizde bir mücevherle doğarız. Onu parlatmak, ne kadar değerli ve sevilesi olduğumuzu tekrar hatırlatır. Mücevherimiz, gerçek benliğimiz ve özgürlüğümüz, hayatın inişli çıkışlı yollarında da hep bizimledir.”
Anna Llenas, kitabın sonunda okuyucularına bir armağan bırakıyor: yıllar boyunca kendisine eşlik etmiş ve bu kitabı okurken de yanında olacak bir şarkı listesi. Bu küçük dokunuş, kitabın kişisel bir deneyim olmasını ve yolculuğun daha bütünlüklü hissedilmesini sağlıyor.
“İçimizdeki Mücevher”, umutla, şefkatle ve sade bir bilgelikle yazılmış bir içsel yolculuk kitabı. Kendimizi olduğumuz gibi kabul etmenin, kusurlarımızla birlikte parlamanın mümkün olduğunu fısıldıyor. Bir çocuğun kitaplığında yer alabilecek kadar renkli, bir yetişkinin kalbinde yankı bırakabilecek kadar derin.
Kitabı kapattığınızda aklınızda şu soru kalıyor:
“Ben kendi mücevherimin ışığını görebiliyor muyum?”
Ve yazıyı, kitabın ilk sayfasındaki sözle sonlandırmak istedim.
“Kendine bir söz ver: Her zaman kendini dinle, sev, say ve iyi bak kendine.”
Kitap Adı: İçimizdeki Mücevher
Yazar-Çizer: Anna Llenas
Orijinal Adı: El Tesoro İnterior
Çevirmen: Esin Pervane
Yayınevi: Nesin Yayinevi
