EŞREF DEDEMİN FİYAKALI ANTENİ
Rüyaları net görmek için kocaman bir anten aldı dedem
Çatıya çıkıp sağa sola oynatması bana düştü
70’lerin sonu, siyah-beyazdı her şey
Riyâ icat olmamıştı, yalan söylemiyordu insanlar kolay kolay
Belediye meclisine giremezdi götü başı oynayan fırıldaklar
Dedem acul adam, kıymetliydi vakti
İki duble rakı onu bekliyordu Orhan’ın Meyhane’de
Sağ yumruğu hep masanın üzerinde hazır
Menderes’le el sıkıştığı fotoğraf çekmecede kan ağlıyordu
Ezbere bildirdi 23 Nisan şiirlerini
Helâl parayı anasona gömerdi içinden dua ederek
Bir damla günah bulsalar bodoslama cehennemlik olacaktı
Geçmişini s*keyim’den başka küfür öğrenmeye ömrü yetmedi
Çatıdaki antenle yıldızımız barışmadı hiç
Rüzgârla bir olup sallıyordu ufak gövdemi
Dedem de net seyredemedi ajans haberlerini
Ömrümüz sis içinden geçen bir tren
Kimin hangi vagonda yıkıldığı belirsiz
Ankara’da ne işler döndüğü hayal meyal
Ama yaşıyorduk işte, dedem Balkan adamıydı, canı sert
Babam mektup zarfına Tırakya yazdı diye gülünce incinmişti
Matrak adam ne de olsa, iki dakikada geçerdi öfkesi
Hem eli bol, bayram harçlıkları falan
Yaşasaydı 109’unu kutlayacaktık bu yıl
Benim şu şiiri duyunca çok içlenecekti