AKIP GİDİYOR HAYAT
Hayat akıp gidiyor kalplerin enkazından
bir çocuğun gülüşünden, Gazze’den
hayat; iyileşmeden kabuk bağlayan yara
hüznüne tutulan ayna pazar yerlerinde
yakutun, elmasın, pırlantanın tozu gibi
akıp gidiyor hayat
Sen kelimelerden geliyorsun, kış üşüyor
uykuyu düşe dönüştüren iklimlerden geliyorsun
özgür kılarak ağzında büyüyen sözü
gölgeni suya düşürüyor, sudan geliyorsun
yağmursuz bulutlardan, kesilen sütten,
bütün coğrafyalara dökülüyor sesin
hayat akıp gidiyor sesin gibi
Sesin abluka altına alınmış bir çağrıdır
sessizliğimize. Sesin çocukluğunu yaşamamış
bir ülke. İnsanlığın kalbi sesin.
kenan ülkesinin bir kıyısında
nadasa bırakılmış, yılkıya çıkmış
geriye bir kuru rüzgâr kalmış, esmerliğinin
içinden havalanan yoksulluk gibi
akıp gidiyor hayat