ALİ el AMİRİ
Şiir

Gölge

 

Onun gölgesinde Ay var

Adımlarında bulutlar

Aynalar diyarına bakıyor

Sırtında göktaşlarından bir şal:

En ufak unutkanlığı bile bilmeyen bir muhafız

Işıl ışıl bir keklik gibi beliriyor dağların arasından

Yükseklerden bir fitne üflüyor sonra yakutun göbeğine

Buğday tarlaları onu takip ediyor, aylar

Ve ruhum onu takipte kayanın içinde, uzatılmış gülde

Sözün içindeki bir nehir gibi.

Gölgesinde ağaçlar var

Ve müzik

Akıyor

Suların üzerinde.

Gölgesinde bir nehir

Taşan

Sabahın selamında.

Gölgesinde kalbim kanat çırpıyor

Bulutların eli aydınlanıyor

Aynasına her baktığında.

Gölgem

Gölgesinde uyuyor.

 

Oda

 

Oda unutmuyor

Oda ağlıyor ondan ayrıldığımda ve cin çarpmış tüylerini

topluyor uçuşan, kâğıtların yanında oturuyor, yalnızlığı ve haçları tırmalıyor,

kayıp nehirleri açıyor uçsuz bucaksız yazda,

Ay’ın pamuklarını ditiyor

ve hafızanın kanadını harekete geçiriyor

 

Oda unutmuyor

Etrafındaki duvarlar birbirinin muhafızı

Ve odalar sıkılıyor kalemlere rağmen

Göbek bağı gibi

Tavandan inen ateşin gölgesi,

 

Kameri kitaplara rağmen, hummalı can sıkıntısı

Yapışıyor odanın göbeğine tutkal gibi.

 

Bu yüzden gömleğimi yatağımın üzerine bıraktım bugün, ki

hâlâ maiyetinde olduğumu düşünsün. Sonra yavaşça çıktım

onu uyandırmamak için.

 

Fakat geri döndüğümde gece olunca, her duvarın

diğerine tutunduğunu gördüm.

 

Yatağım tabuta dönüştü

Ve oda gömleğimin içinde uyudu.

 

Kelimeler

 

Bazen

Sıradan kelimelere ihtiyaç duyarız. Pazar yürüyüşü hakkında, kıyafetimizin rengi hakkında, kahve yaparken duyduğumuz müzik hakkında.

 

İhtiyaç duyduğumuz kelimeler var

Beyaz pencere camının ardındaki papatya çiçekleri hakkında,

Berraklaşan, bulanan ilk mizaçların suyu hakkında.

 

Sağlığımız hakkında kelimelere ihtiyacımız var, köprü altında yatan sevgililer hakkında, bize gelen ya da içine girdiğimiz mekânlar hakkında, ağaçlar arasında neşe içinde olanlar hakkında.

 

Parantez içindeki kelimelere ihtiyacımız var

 

Lehçeleri güneşe çıkarmaya.

 

Göktaşlarının koruduğu bir dile ihtiyacımız var

Mavi kubbeler üstünde

Bulutların kapısını isimlere açan.

 

Filistinyada (Seçme)

 

[…]

 

Kum kekliği uçtu dağların üzerinden

Ve gece olunca sınırlara kondu

İki tepenin arasından, bir ay yükseldi somun ekmek kadar uysal

Yürüdüm

Toprak bir yolda

Mataramı taşıdım

Yeşil bir bulut yerleşti omzuma

Kapı açıktı

Yıldızların tarlasında.

Şarkılar yankılandı

Dağların arasında uyuyan bir mağaranın zihninde

Muskaların içinden su aktı

Ve bahçe gömleğini salladı mart ayında bademlere

Beyazlık tamamlandı.

 

[…]

 

Dedem dilediği gibi öldü

Güçlü, titremeden ve bastonsuz

Su kanalının yanındaki tarlada öldü

Ayaklarının üstünde, yolunu toz aydınlatıyordu

Dedem öldü

Bacağında yer edinen mermi tanığıydı zamanın

Oradaki bir göktaşının üzerinde.

Öldü

Kucaklayarak topraktaki gölgesini

Bu dağ öldü.

 

[…]

 

Galaksiler düştü

Yürüdük

Gölgelere gölge yapan gölgeler gibiydik.

Karanlığın şarapnel parçaları

Gölün üstüne düştü

Ve gümbürdedi gök

Sürgünler atlasında

Aynalar cehennemlere açıldı

Ve küçük kuşlar

Yokluğun üstünde

Kanat çırptı.

 

 

Ali el-Âmiri (1962- )

Filistinli-Ürdünlü şair Ali el-Âmiri, ailesinin 1948’de Beysan’dan sürülmesinin ardından Vakkâs köyünde doğdu ve çocukluğu Ürdün Vadisi’nde geçti. Ürdün Yazarlar Birliği, Arap Yazarlar Birliği ve Dünya Şiir Hareketi gibi birçok edebî kuruluşta aktif roller üstlendi. Şiirleri birçok dile çevrildi, uluslararası festivallere katıldı ve sanat etkinliklerinde jüri üyeliği yaptı. 2013’te Dubai Uluslararası Plastik Sanatlar Forumu’nun kurucularındandır; 2015’te ilk sergisi Derin Aynalar’ı Amman’da açtı. Dört şiir kitabı yayımlandı: Bunlar Benim Sezgilerim, Bunlar Müphem Ellerim, Beyaz Güneş Tutulması ve Büyülü İplik ile Filistinyada. Filistinyada, 2024’te Filistin Uluslararası Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Ayrıca Sezgiler Kitabı adlı bir antoloji ve Mürekkep Tableti adlı söyleşi kitabı yayımladı. Gazetecilik eğitimini Emirlikler Üniversitesi’nde aldı; çeşitli gazetelerde kültür editörlüğü yaptı. Halen Kitâb dergisinin Genel Yayın Yönetmenidir.

 

 

Arapçadan çeviren: Mehmet Hakkı Suçin