HAYRET
dünyanın döndüğünü keşfetmekten daha büyüktür
sabahları sana gelirken iki simit almanın sevinci
kuşlar için bir ormandır ağzın
her gece biraz daha koynuna yaklaşırken deniz
bırak, bakır tasında bir avuç su olayım
bir meleğin nereden çıkacağı asla belli olmaz
iki kayanın arasından fışkırır incir
gökyüzü yeşildir kimi zaman, sokaklar atlar içindir
güneş bir odanın içinde doğup batar ya bazen
adın yıkılmış parkları yeniden diriltir
okyanus görmüş bozkırım, çiçeğe durmuş duvar
isimsiz bir kuş içimde, kanadını boşluğa açar
çatısı uzar evlerin, yağmurun boyu kısalır
bir kaplumbağa koşarak geçer içimden
kalbim, her sabah güne yeni bir hayretle başlar
