Çukurova Söyleşileri <br> Röportaj Sanatının İzinde 33 Yıl
Kitap İncelemeleri

Çukurova Söyleşileri
Röportaj Sanatının İzinde 33 Yıl

İbrahim Berksoy

Röportaj, bir bakıma, akıp geçen zamanda, zamanın ruhunu yansıtan anları yakalama sanatıdır. Değeri zamanla anlaşılır… Ayrıca öyle röportajlar vardır ki röportajın heyecanlı öyküsü röportajın önüne geçer.

 

Cumali Karataş’ın iki ciltlik Çukurova Söyleşileri, Çukurova’nın verimli kültür coğrafyasında kültür, sanat ve edebiyatın izini süren 33 yıllık bir sözlü tarih çalışması.

 

Cumali Karataş çok yönlü bir kültür insanı, şair-yazar. Adana’da doğup büyüyen, Çukurova’nın verimli kültürel ortamında kendisini var eden Cumali Karataş’ın şiir, öykü, çocuk öyküsü, deneme, gezi notu, röportaj, söyleşi, araştırma, inceleme ve eleştiri türünde çok sayıda ürünü var. Ayrıca müzikle de yakından ilgili. Çeşitli müzik topluluklarında yer alıyor. Güfte ve besteleri var. Ürünleri; Cumhuriyet Kitap, Dünya Kitap, İnsancıl, Söylem, Damar, Agora, Çağdaş Türk Dili, Şiir Defteri, İlkyaz, Günce, Yelken, Çalı, Edebiyat Gündemi, Mersin Edebiyat, Tay, Günizi gibi dergilerin yanı sıra uzun yıllar yayın yönetmenliğini yaptığı “Yeni Adana Gazetesi Edebiyat ve Sanat Sayfası”nda yayımlandı.

 

Güneyin kültürel başkenti Adana’da (Adana’yı salt Adana olarak değil, etkileşim içinde olduğu İçel ve Tarsus ile birlikte düşünmek gerek.) neredeyse bir ömür boyu röportaj sanatının izini süren Cumali Karataş’ın -şimdilik- iki ciltte toplanan 120’yi aşkın söyleşi demeti övgüye değer bir değerbilirlik örneği olmanın ötesinde köklü bir kültürel coğrafyanın, Çukurova’nın, kültürünü, sanatını, edebiyatını, sinemasını, sesini, sazını, sözünü, ezgisini, ahengini kapsayan yüz yıllık panoramasıdır.

 

Güfteleriyle, besteleriyle, yorumlarıyla Çukurova’nın ahengine renk katmış müzisyenlerinden, halk ozanlarından şiirleriyle, öyküleriyle, romanlarıyla Türk edebiyatına mal olmuş edebiyatçılarına; Çukurova’nın bereketli topraklarının insanını, sosyo-ekonomik yapısını yazlık kışlık sinemalarda toplumcu gerçekçi bir sinema diliyle beyazperdeye yansıtan yapımcısından, yönetmeninden, senaristinden, oyuncularından ressamlarına uzanan uzun soluklu, geniş perspektifli bu söyleşi demetini her şeyden önce Çukurova’nın hafızasının korunmasına değerli bir katkı olarak değerlendirmek yerinde olur. Bunun yanı sıra, Cumali Karataş’ın bu örnek çalışmasını; kültür, sanat, edebiyat, müzik, sinema, resim, tiyatro gibi alanlarda, akıp geçen zamanda, Çukurova’da hoş bir seda bırakan, yapıtlarıyla iz bırakan, gurur duyulan, saygıyla, sevgiyle, özlemle anılan değerlerine bir saygı duruşu, bir vefa borcu olarak kıymetlendirmek gerekir.

 

İnsan; doğduğu yer ile doyduğu yer arasında hayatı boyunca oradan oraya savrulmuş olsa da yine de doğduğu yer ağır basar. Çukurova Söyleşileri’nde kendileriyle röportaj yapılanların hepsi de Adanalı. Röportajları yapan Cumali Karataş da öyle. Adana’da doğmuş büyümüş, hayatlarının bir bölümünü (kimileri tamamını) bu bereketli topraklarda geçirmişler.

 

Kitapta yer alan hangi değerimizi şimdi burada ansam anmadıklarıma haksızlık olur. En iyisi okurun iki ciltlik Çukurova Söyleşileri’ni eline alıp sayfaları ağır ağır çevirmesi, kendisiyle röportaj yapılan 120’yi aşkın değerli ismi sorularla ve yanıtlarıyla kendi ağızlarından dinlemesi. Ben öyle yaptım, her bir söyleşiden Çukurova’ya dair yeni şeyler öğrendim. Çoğu yerde değerli sanatçılarımızın, halk ozanlarımızın eserleri, güfteleri, besteleri, şiirleri adlarını gölgede bırakmış, dillerden düşmeyen eserleri kendilerinden daha çok ünlenmiş. Söyleşilerin çoğu; adı Milli Mücadele ile özdeşleşmiş, basın tarihimizin efsanevi gazetesi Yeni Adana’nın (1918-2023) “Edebiyat ve Sanat Sayfası”nda yayımlanmış. Söyleşileri yapan Cumali Karataş, 30 yılı aşkın bir süreyle gazetenin “Edebiyat ve Sanat Sayfası”nın yayın yönetmenliğini yapmış.  Röportajların kimileri de Söylem, İnsancıl gibi edebiyat dergilerinde yayımlanmış. Kitapta yer alan söyleşilerin yayımlandığı dergi ve gazeteler ile yayın tarihleri her röportajın sonunda belirtilmiş. Bu bilgiler bize Cumali Karataş’ın röportaj sanatına verdiği 33 yıllık emeği hakkıyla değerlendirebilmemize olanak sağlıyor.

 

Söyleşileri okudukça, röportaj veren kültür insanlarımızın, değerli aydınlarımızın kısa özgeçmişlerine baktıkça; öteden beri bereketli topraklarıyla, tarım ve sanayisiyle iktisadi bir coğrafya özelliği taşıyan Çukurova’yı Adana merkezli bir kültürel başkente dönüştüren okulların, kurumların, derneklerin, gazete ve dergilerin izini sürmek istedim. Söyleşileri okudukça anlatılanlardan, tanıklıklardan bunun izlerini sürmek mümkün. Röportajlarda anlatılanlardan çıkardığım kadarıyla Adana’yı Çukurova’nın kültürel başkentine dönüştüren köklü kuruluşlardan kimilerini burada anmak isterim:

 

Düziçi Köy Enstitüsü, Adana Erkek Lisesi, Adana Sanat Okulu (Endüstri Meslek Lisesi), TRT Adana ve Çukurova radyoları, Adana Halkevi, Adana Halk Eğitim Merkezi, Adana Belediyesi Konservatuvarı, Adana Musiki Derneği, Divan Musiki Derneği, Çukurova Üniversitesi, Yeni Adana gazetesi…

 

Torosların Ardından ve Çukurova’nın Ötesi…

İki ciltlik Çukurova Söyleşileri’nin yanı sıra Cumali Karataş’ın Çukurova’ya dair iki kitabı daha var: Torosların Ardından ve Çukurova’nın Ötesi… Bu dört ciltlik seçme eserler toplamı, yazarın Çukurova’da kültür, sanat ve edebiyatın izini süren 40 yıllık emeğinin kalıcı bir ürünüdür. Torosların Ardından; Çukurovalı şair ve yazarların kitapları üzerine yazarın Söylem ve İnsancıl gibi edebiyat dergileri ile Yeni Adana gazetesinde yayımlanan çok sayıdaki inceleme yazısından “40 yılın kitapları” başlığıyla derlenen bir seçme yazılar kitabı. Çukurova’nın Ötesi’nde de yine yazarın 40 yıllık emeğinin ürünü olarak çoğunluğu müzik üzerine söyleşilerden oluşan röportajlar ve inceleme yazıları yer almakta.

 

Cumali Karataş’ın 40 yıllık emeğinin ürünü bu dört ciltlik birikim, köklü bir kültürel coğrafya olarak Çukurova adına örnek alınacak değerli bir kazanımdır.

 

Belediyelere Bir Öneri…

Cumali Karataş’ın 33 yıllık emeğinin ürünü Çukurova Söyleşileri daha önce Adana Kent Kitaplığı’nın 1 nolu yayını olarak 2017’de Seyhan Belediyesi tarafından yayımlanmıştı. Belediyelerin kent kültürüne katkıda bulunan böylesi eserlerin yayımlanmasına öncülük etmesi önemlidir, değerlidir.

 

Röportaj; -yazımın başında da belirttiğim gibi- değeri, yayımlandığı dönemden çok gelecekte anlaşılacak bir yazılı kültür ürünüdür. Kentin kültürel birikimine katkıda bulunan değerleriyle yapılan röportajların zaman içerisinde derlenerek bir bütünlük içerisinde yayımlanması salt bir yayın olmanın ötesinde aynı zamanda belge niteliği taşır. Belediyelerin Cumali Karataş gibi 33 yıl boyunca içinde yaşadıkları ya da bağ kurdukları kültürel coğrafyaya değer katan şairlerle, yazarlarla, sanatçılarla, müzisyenlerle görüşüp söyleşiler yapan yazarlara gazetecilere destek olması, onların eserlerini yayımlaması önemlidir. Konu iki boyutludur: Birinci boyutu eserleriyle kentin kültürüne katkıda bulunmuş yazarların kitaplarını yayımlamak ya da yayımlanmasına katkıda bulunmak; ressamların, fotoğraf sanatçılarının eserlerini sergilemelerine olanak sağlamak; salonlarını müzisyenlerin, sahne sanatçılarının kullanımına açmaktır. Bunların yanı sıra kültür-sanat alanındaki diğer kültürel faaliyetler de kuşkusuz bu kapsamda değerlendirilmelidir. İkinci boyutu ise kentin kültürel hafızasında yer etmiş kişilerle yapılan ama dönemin dergilerinde ya da gazetelerin sararmış sayfalarında unutulmaya yüz tutmuş röportajları titizlikle derleyerek yayımlamaktır. Bir ilde, ilçede ya da beldede yaşayan kentlilerin o kentin sakini, bireyi olmaktan kaynaklanan kültürel hakları (el sanatları dâhil kültürel ürünlerini ve yeteneklerini sergileme, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında fikirlerini yayma vb.) vardır. Kent halkının kültürel haklarını etkin bir biçimde kullanabilmelerine olanak sağlamak amacıyla belediyelerin kendi bünyelerinde kültür-sanat kurulları oluşturup yurttaşların bu kapsamdaki başvurularını o kurullarda bir yönetmelik uyarınca objektif olarak değerlendirerek karara bağlaması, sonuçlarını gerekçeleriyle birlikte halka duyurması yönetim sorumluluğunun bir parçası olarak kabul edilmelidir.

 

Kent sakinlerinin kültürel hakları kapsamında; belediyelerin kent kültürüne yapacağı böylesi katkılar bir yandan o kentte yaşayan insanların içinde yaşadıkları kentin kültürel yapısını, birikimini anlamasına yardımcı olacak, öte yandan da o kentte yaşayan ya da o kentle bir biçimde aidiyet bağı kuran yazarların, sanatçıların yaşadıkları kentle daha sahici bağlar kurmasını sağlayacaktır.

 

Belediyelerin bu yolla kentin kültürel birikimine yapacağı katkılar önemlidir, değerlidir.

 

———-

  • Çukurova Söyleşileri 1, Cumali Karataş, Günce Yayınları, Şubat 2025 (Genişletilmiş yeni basım), Ankara
  • Çukurova Söyleşileri 2, Cumali Karataş, Günce Yayınları, Haziran 2025 (1. basım), Ankara
  • Torosların Ardından, Cumali Karataş, Günce Yayınları, Temmuz 2025 (1. basım), Ankara
  • Çukurova’nın Ötesi, Cumali Karataş, Günce Yayınları, Ağustos 2025 (1. basım), Ankara