SARHOŞ NEŞE
o nemrutluğa doymadı
ben ibrahimliğe
düşürmedik gülün ateşini
ah, sarhoş neşe
oynar incecik parmakları göğsümde
göğsüm ki unutkan bir kadavra
kalbin kırmızı mührünü kırdım
ve döküldüm ağrılı bir yağmur gibi
içimin yeryüzüne
diyor ki suyun evinde oturuyorsun
öyleyse bu gördüğüm ateş ne
bulutları gösteriyorum
zamanı kesip geçen kılıçlarını onların
ve külleşen göğsünü bir ağacın
yağmurdan hemen önce
kendine dalgalanan bir deniz oluyor
ateşine açılan gül
ve mancınıklar kuruyor iki söz arası
şiire tutunuyorum
alfabesi su olan bir dizeye yeşeriyor dil
kelimeler tomurcuğa duruyor
kelebeğe dönüşüyorum
ateşten hemen önce.