UYKUNUN TERİ
İki elma çiçeği arasındaki uykuydu sevda
Usul usul ayağımı saldığım dağ gölü ya da
Yanağından kulak arkasına geçiveren öpü
İki uzak kirpik ağırlığı, dudak kenarı cam kırığı çiy
Huysuz bir mısramdı emziren yeniyi gündüzleyin
Geceyse çığlık çığlığa diz boyu ter
Çocuk gülüşün –
Diz kırdığın emek adına
İyi kıyıydık senle, içimdeki ben kulaç atıyor
Dalga dem bu dem, yıldızlı sularda yankı
Kabuğum çatlıyor, gölge ceviz yeşili bir sırça iki can külçem
Burnumu gömdüğüm boynun gecenin siyah kuğusu
Ve ağlamalar ırmağım, nasıl karışmıştık bakraçta sütçe
Göğüslerin menevişli, rüya sızdırıyor mataram
Püsküren kurşunlara kol açmıştık siperce
Her dem güpgüzel omuz omuza kokular iki uyku arası
Kurulan barikat arkası / elma çiçeği burnumuzda
