SÖZÜN ÖLÜMÜ
çölü bilirim
bedenimin çekilen sularından
tanırım onu
parça parça dökülüp
sökülen köklerimden
artık ne suyun saflığı kaldı
ne de ayın çeşnisi
adamotu
kurutmuş özsuyunu çoktan
açlığa endeksli her şey
yağmalanmış bir şiir gibi
karşımda hayat
çılgınlıktır bazı umutlar, deme bana
bir uyanma mevsimi
dalda bir çift kiraz
falan da deme
bir yeşerme değilim ben
bir çiçeklenme değil
kirpiğimi demleyen gözyaşım yok
öyleyse çekip gitmeli
toprağın tekerlek izinde yitmeli
sözün ölümü bu, tacın dikeni
çarmıha gerilmesi gülün
bana beni hatırlatma sakın
çölü bilirim
tenimdeki suyun debisinden
asiliğinden
tanırım onu…