Bodrum’da Perde Açılıyor: Uluslararası Film Festivali Başlıyor
Sinema

Bodrum’da Perde Açılıyor: Uluslararası Film Festivali Başlıyor

Karnaval Dergi

3–8 Ekim 2025’te ilk kez düzenlenecek Bodrum Uluslararası Film Festivali (BIFF), 14 ülkeden 19 filmi Bodrum Kalesi’nden Bitez sahiline uzanan büyülü mekânlarda sinemaseverlerle buluşturacak

 

Bodrum, altı gün boyunca on dört ülkeden on dokuz film, uluslararası prömiyerler, sahilde kurulan perdeler ve kale duvarlarında yankılanan hikâyelerle sinemaseverleri yeni ve sihirli bir yolculuğa davet ediyor.

 

Karnavaldergi olarak, bu yıl ilk kez düzenlenen Bodrum Uluslararası Film Festivali’nin sinema dünyasına kalıcı bir soluk getirmesini diliyoruz. Yıllardır farklı kültürlerin buluşma noktası olan Bodrum, şimdi de beyazperdenin evrensel diline kapılarını açıyor.

 

Festival, yalnızca bir etkinlik olmanın ötesinde; dostluğun, kültürel diyaloğun ve ortak hayallerin filmler aracılığıyla yeniden kurulabileceği bir zemin sunuyor. Cuma günü yayımlanacak yeni sayımızda, festivalin öne çıkan filmlerini, seçkin programını ve sinemaseverleri bekleyen sürprizleri ayrıntılı biçimde bulabilirsiniz.

 

Bodrum Sinema ve Kültür Derneği’nin uzun yıllara yayılan deneyimi ve işbirlikleriyle hayata geçirilen festivalin biletleri satışa sunuldu.  Bodrum Kalesi, Bitez Plajı, Değirmenler Tepesi ve Oasis Açık Hava Meydanı’nda gerçekleşecek galalar ve özel gösterimler ise halka ücretsiz olarak sunulacak.

 

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği, Muğla Valiliği, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Kaymakamlığı, Bodrum Belediyesi ve Kos Adası Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleşen festival, yalnızca bir sinema etkinliği değil; aynı zamanda dostluk, kültürlerarası diyalog ve ortak bir sanat dili arayışının da güçlü bir ifadesi.

 

14 Ülkeden 19 Film
Festival boyunca Bodrum Kalesi, Oasis Cinemarine Salonları, Bitez Plajı ve Değirmenler Tepesi sinemaseverlerin buluşma noktası olacak. 14 ülkeden 19 film, Uluslararası Yarışma, Bodrum Galaları ve Panorama bölümlerinde gösterilecek.

 

Uluslararası Yarışma’da dokuz film, Tony Gatlif başkanlığındaki uluslararası jüri tarafından değerlendirilecek. Yarışmanın teması, kan bağıyla sınırlı kalmayan aile kavramı üzerine kurulu: dostluklar, dayanışma ve ortak yaşam deneyimleri bu seçkide ön plana çıkıyor.

 

Türkiye’yi, Cannes’da Altın Palmiye kazanmış kısa filmiyle tanınan Rezan Yeşilbaş’ın ilk uzun metrajı “Uçan Köfteci” ile yönetmen ikilisi Melik Saraçoğlu ve Hakkı Kurtuluş’un “Algoritmaya Biat Et” adlı filmleri temsil ediyor.

 

Açılışta Dünya Prömiyeri
Festivalin açılış gecesi, 4 Ekim akşamı Bodrum Kalesi’nde gerçekleşecek. Yönetmenliğini Gökhan Arı, yapımcılığını Mustafa Uslu’nun üstlendiği “Bi Umut” filmi, dünya prömiyerini bu özel gecede yapacak.

 

Uluslararası Uzun Metraj Yarışması
Başkanlığını Tony Gatlif’in üstlendiği, Hülya Uçansu, Elise Jalladeau, Reza Mirkarimi ve Fadik Sevin Atasoy’dan oluşan jürinin değerlendireceği yarışmada dokuz film yer alıyor:

 

⁃Algoritmaya Biat Et / In Algorithm We Trust – Hakkı Kurtuluş, Melik Saraçoğlu (Türkiye, Almanya)
⁃Atropia – Hailey Gates (ABD, BK, İtalya)
– Beyaz Salyangoz / White Snail – Elsa Kremser, Levin Peter (Avusturya, Almanya)
– Margo / They Come Out of Margo – Alexandros Voulgaris (Yunanistan)
– Olmo – Fernando Eimbcke (Meksika, ABD)
– Uçan Köfteci / The Flying Meatball Maker – Rezan Yeşilbaş (Türkiye, Almanya, Bulgaristan)
– Yeşeren Yapraklar / Soft Leaves – Miwako Van Weyenberg (Belçika)
– Yusufçuk / Dragonfly – Paul Andrew Williams (BK)
– Zamanın Renkleri / Colours of Time – Cédric Klapisch (Fransa)
Bu seçkide kan bağı ötesinde dostluk, dayanışma ve alternatif aile kavramları ön plana çıkıyor.

 

Panorama ve Bodrum Galaları
Panorama bölümünde Dardenne Kardeşler’in Cannes’da ödül alan filmi Genç Anneler, Polonyalı yönetmen Michał Kwieciński’nin Chopin portresi Paris’te Bir Sonat, Suudi Arabistan’dan gelen Şoförüm ve Ben gibi farklı kültürlerden güçlü yapımlar yer alıyor.

 

Bodrum Galaları ise festivalin en renkli anlarından biri olacak. Emine Yıldırım’ın “Gündüz Apollon, Gece Athena” filmi Bitez Plajı’nda deniz üzerine kurulan perdede, Vuslat Saraçoğlu’nun “Bildiğin Gibi Değil” filmi Değirmenler Tepesi’nde gösterilecek. Burak Gülgen’in Çocuk Yıldızlar belgeseli ise Cinemarine’de sinemaseverlerle buluşacak.

 

Biletler ve Ücretsiz Gösterimler
Oasis Cinemarine salonlarında yapılacak gösterimler için biletler satışa çıktı:
•Tam: 250 TL
•Öğrenci: 99 TL

 

🎟️ biletinial.com adresinden veya Cinemarine gişelerinden satın alınabiliyor.

 

Sinemanın Evrensel Dili Bodrum’da
BIFF, Bodrum’un tarihsel ve kültürel zenginliğini sinemanın evrensel diliyle buluşturan bir festival olmayı hedefliyor. Farklı kültürleri, bakış açılarını ve sinema anlayışlarını bir araya getiren bu seçki, hem yerel hem de uluslararası izleyiciye aynı anda sesleniyor.

 

Festival programı ve film detaylarına www.bodrumiff.com adresinden ve @biffbodrum sosyal medya hesaplarından ulaşılabilirsiniz.

Bodrum Uluslararası Film Festivali – BIFF 2025 Seçkisi

FİLM DETAYLARI

 

Filmlerden GÖRSELLERİNE aşağıdaki linkten ulaşılabilir:

 

https://drive.google.com/drive/folders/1ZTDgXJt06wyq8opqGHloNPBHJLLYYPdb?usp=sharing

 

 YARIŞMA FİLMLERİ

Algoritmaya Biat Et / Melik Saraçoğlu, Hakkı Kurtuluş

Adana Altın Koza Film Festivali’ndeki dünya prömiyerinin hemen ardından uluslararası prömiyerini BIFF’te yapan “Algoritma’ya Biat Et”; başarılı çalışmalarıyla tanınan Hakkı Kurtuluş ve Melik Saraçoğlu’nun en yeni filmi. Elimizden akıllı telefonların düşmediği bir dönemde, kurgu ile gerçek arasındaki sınırların ne kadar bulanıklaştığını anlatan “Algoritmaya Biat Et”, dijital çağın sosyal medya ve başarı mitini tersyüz eden ve insanlık tarihine ve günümüze ayna tutan cesur bir toplumsal taşlama.

Atropia / Hailey Gates

Açılışını Sundance Film Festivalinde gerçekleştiren ve Büyük Jüri Ödülü: Drama dalında En İyi Film Ödülü’nü kazanan Atropia, Amerikalı askerlerin Arap ülkelerindeki operasyonlarına hazırlanmaları için yaratılan bir film stüdyosunda geçen yer yer absürt yer yer dokunaklı bir hiciv.  Amerikalı oyuncu Hailey Gates’in yönetmen koltuğunda oturduğu ilk uzun metrajlı filminde Alia Shawkat ve Chloe Sevigny dahil ünlü oyuncular rol alıyor.

Beyaz Salyangoz/ Elsa Kremser, Levin Peter

Locarno Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü ve En İyi Performans Leoparı; Saraybosna Film Festivali’nde CICAE – Uluslararası Sanat Sinemaları Konfederasyonu  kazanan Beyaz Salyangoz, çarpıcı sinematografisi ve başrol oyuncularının gerçek yaşamından beslenen duygusal ve samimi hikâyesiyle izleyiciyi içine çeken, hipnotik bir etki yaratıyor. Sıra dışı karakterlere sahip olmasına rağmen, kapalı kutu bir ülke olan Belarus’ta gündelik hayata tanıklık etmemizi sağlıyor.

Margo / Alexandros Voulgaris

Dünya prömiyerini, Kristal Küre için yarıştığı Karlovy Vary Film Festivali’nde yapan Margo, Yunanlı yönetmen ve müzisyen Alexandros Voulgaris’in (The Boy) en yeni filmi. Kameranın nadiren durduğu, ses ve müziğin neredeyse hiç susmadığı yapısıyla, müzikal, korku ve deneysel unsurları harmanlayan, psikolojik ve felsefi katmanlı özgün bir anlatı sunuyor.

Olmo/ Fernando Eimbcke

Prömiyerini Berlin Film Festivali Panorama bölümünde yapan Olmo; ilk filminden bu yana Cannes, San Sebastián ve Toronto gibi festivallerde yer bulan, Latin Amerika’nın son dönemdeki en önemli yönetmenlerinden Fernando Eimbcke’nin imzasını taşıyor. Eimbcke, engelli baba ile ergen oğlunun ilişkisine odaklanarak aile, sevgi ve sorumluluk üzerine; gündelik sıkıntıları mizahla harmanlayan, neşe ve umudu kucaklayan, sıcak ama izleyiciyi duygusal olarak yönlendirmeyen, özgün bir büyüme hikâyesi sunuyor.

Uçan Köfteci/ Rezan Yeşilbaş

Ksa metrajlı filmi Sessiz / Be Deng ile 65. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan Rezan Yeşilbaş’ın ilk uzun metrajlı filmi Uçan Köfteci, adı üzerine uçmaya tutkun bir Diyarbakırlı köftecinin paraşüt çalışmalarına odaklanıyor. Kadir’in uçuş tutkusu garipsenir ve şehirdeki politik atmosfer nedeniyle hava sahası güvenliğine tehdit olarak bile görülecek kadar absürt olaylara neden olur. Yaşadığı her şeye rağmen hayalinin peşini bırakmayan Kadir, rengarenk paraşütü ile gökyüzünde salınmaya devam eder.

 

Vuslat Saraçoğlu’nun kardeşlik ilişkilerini yas, hüzün, isyan ve sevgiyle ele aldığı Bildiğin Gibi Değil ise Bodrum’un ikonik mekanlarından, Gümbet’teki Değirmenler Manzara Tepesine kurulan açıkhava sahnesinde gösterilecek. Burak Gülgen’in Çocuk Yıldızlar başlıklı belgeseli Cinemarine Sinemaları’nda izlenecek. Çocuk yıldızların karşılaştıkları zorlukları bilimsel bir bakış açısıyla ele alan bu belgeselde Parla Şenol, Nilgün Kasapbaşoğlu, Kahraman Kıral, Gülşah Alkoçlar ve Mine Çayıroğlu ile söyleşiler yer alıyor.

Uçan Köfteci/ Rezan Yeşilbaş

Ksa metrajlı filmi Sessiz / Be Deng ile 65. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan Rezan Yeşilbaş’ın ilk uzun metrajlı filmi Uçan Köfteci, adı üzerine uçmaya tutkun bir Diyarbakırlı köftecinin paraşüt çalışmalarına odaklanıyor. Kadir’in uçuş tutkusu garipsenir ve şehirdeki politik atmosfer nedeniyle hava sahası güvenliğine tehdit olarak bile görülecek kadar absürt olaylara neden olur. Yaşadığı her şeye rağmen hayalinin peşini bırakmayan Kadir, rengarenk paraşütü ile gökyüzünde salınmaya devam eder.

Yeşeren Yapraklar /  Miwako van Weyenberg

Japon asıllı Belçikalı yönetmenin kendi hayatından esinlenerek nostalji duygusunu aktararak çektiği Yeşeren Yapraklar, bölünmüş bir ailenin yeniden bir araya gelmesinin yarattığı duygusal karmaşaya odaklanan adı gibi yumuşacık bir film. Belçika’da babasıyla yaşayan 11 yaşındaki Yuna, hem babasını komaya sokan kazanın suçluluk duygusuyla hem de boşanma sonrası ülkesi Japonya’ya dönen annesinin küçük üvey kardeşiyle dönüşünün oluşturduğu yeni aile düzeniyle başa çıkmaya çalışır…

Yusufçuk/ Paul Andrew Williams

İki Oscar adayı kadın oyuncunun, Brenda Blethyn ve Andrea Riseborough’nun performanslarıyla dikkat çeken Yusufçuk, New York Tribeca ve Edinborough film festivallerinin ardından Türkiye prömiyerini Bodrum’da yapıyor. Yan komşusu Elsie’nin sözde uzman bakıcıları ve oğlu tarafından ihmal edildiğini fark eden Colleen, ihtiyar kadının bakıcılığını üstlenir. Fakat asıl niyetlerinin sorgulanmasıyla başlayan bir dizi trajik olay, sarsıcı ve yıkıcı bir sonu da beraberinde getirir. Yusufçuk, toplumsal önyargıların yanı sıra yaşlılara ve ötekileştirilenlere yönelik bakım hizmetleri gibi evrensel bir meseleyi cesurca mercek altına alıyor.

Zamanın Renkleri/ Cedric Klapisch

Ünlü Fransız yönetmen Cedric Klapisch’in Cannes Film Festivali’nde yarışma dışı gösterilen filmi resim sanatının dönüştüğü, fotoğraf sanatının geliştiği modernizmin ilk yıllarından bugünün liberal dünyasının maddiyatçılığına uzanan bir öykü anlatıyor. Paris’te 19. yüzyılla 21. yüzyıl arasında gidip gelen bu öyküde beklenmedik bir mirasın bir araya getirdiği, birbirini tanımayan kuzenler ve büyükannelerinin yaşadıklarına tanıklık ediyoruz.

PANORAMA

Abla/ Khuong Ngoc

Vietnam’da geçen ama sanki Türkiye’de imişçesine tanıdık gelen bir gelin – görümce rekabetini konu alıyor, Abla. Çok eskimiş olan aile yadigarı evde toplanan kızkardeşlerin aralarındaki kimin sözü geçen ‘aile büyüğü’ kimin ‘el kızı’ olduğu tartışması ve ortaya dökülen aile sırları  Gizli bir hastalıkla boğuşan ailenin büyük gelini Nhy, atalardan kalma evlerini kasırga mevsiminden önce tadilat yaptıracağı bahanesiyle dört genç kız kardeşi bir araya getirir. Ne var ki, anma niteliğinde başlayan bu buluşmada sarsıcı sırlar ve yıllarca biriken gerilimler patlak verirken, kardeşler arasındaki hassas bağlar da sınanacaktır.

Chopin, Paris’te Bir Sonat / Michal Kwieciński

Müzik tarihinin en sevilen besteci ve piyanistlerinden Chopin’in hayatının bir bölümünü konu alan Paris’te bir Sonat, izleyiciye müzikal ve görsel bir şölen sunuyor. Polonya’nın önemli yapımcılarından Michał Kwieciński imzası taşıyan film Chopin’in Paris’te yaşarken sağlığının bozulmaya başladığı döneme odaklanıyor. Başrollerini ünlü Fransız oyuncular Victor Meutelet ve Lambert Wilson’ın paylaştığı film Chopin’in müziğinin özünü yakalıyor.

Genç Anneler / Luc Dardenne, Jean-Pierre Dardenne

Günümüz sinemasının en sevilen yönetmelerinden Dardenne Biraderler’in yeni filmi Genç Anneler, 78. Cannes Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü kazandı. Liege’de bir anne-çocuk sığınma evinde yolları kesişen ve birbirine tutunan dört genç anne hem kendileri hem de çocukları için daha iyi bir gelecek uğruna mücadele verir. Sosyal gerçekçi sinemanın büyük ustaları, yalınlığı, dürüstlüğü ve içtenliğiyle bir kez daha izleyiciyi derinden etkileyen bir hikaye anlatıyor.

Şanslı Lu / Lloyd Lee Choi

Vittorio de Sica’nın unutulmaz klasiği Bisiklet Hırsızları’na gönderme yapan Şanslı Lu, bir göçmenin New York sokaklarındaki gerilimli hayat kavgasını anlatıyor. Kuryelik yaparak geçimini sağlayan Lu, Çin’den gelecek olan ailesine kavuşmak için saatleri sayarken başına gelenler yüzünden nefes nefese bir mücadeleye girişiyor… Adındaki ironi ve yerli yerinde sistem eleştirisiyle göçmenlerin kabusa dönüşen daha iyi bir hayat umudunu anlatıyor.

Şoförüm ve Ben/ Ahd Kamel

Suudi Arabistan’da ’80’li ve ’90’lı yılların kadınlara yönelik kısıtlamaları altında büyümeyi son derece yumuşak ve eğlenceli bir dille anlatıyor, Şoförüm ve Ben. Yazar ve yönetmen Ahd Kamel’in çocukluk anılarından yola çıkarak yaptığı bu filmin karakteri Salma, ayrıcalıklarla büyüyen bir Suudi ergen. Sudanlı yönetmen Amjad Al Ala’nın 20 Yaşında Ölmek adlı filmiyle tanınan Mustafa Shahata’nın canlandırdığı şoförü Gamar’ın dostlukları, kadınların otomobil kullanmasının yasak olduğu bir dönemde Salma, ille de direksiyona geçmek isteyince zorlu bir sınavdan geçer.

Têtes Brûlées/ Maja-Ajmia Yde Zellama

Maja-Ajmia Yde Zellama’nın yazıp yönettiği Têtes Brulée, Berlin Film Festivali Generation yarışmasında Özel Ödül kazandı. Belçika’da birbirine bağlı bir Afrikalı göçmen toplumu içinde geçiyor. 12 yaşındaki Eya, çok sıkı ve derin bağlar paylaştığı ağabeyi Younes’i aniden kaybetmenin acısıyla baş etmek için yas sürecinde onun yakın arkadaşlarına, inancına ve yeteneklerine tutunur.

 

https://www.bodrumiff.com

@biffbodrum

 

https://biletinial.com/tr-tr/etkinlikleri/bodrum-uluslararasi-film-festivali