Tahta Tanrının Dosyaları: Faust’un Mekanik İntiharı
Sinema

Tahta Tanrının Dosyaları: Faust’un Mekanik İntiharı

Furkan Kılıç

Prag yorgundur. Binalar hastalıklıdır. Sokaklar daralır. Duvarlar üstüne yürür. Faust bu karanlık labirentte kaybolur. Sıradan bir adamdır. Et parçasından ibarettir. Gökyüzü kurşunidir. Güneş ışığı haramdır. Çamur her yerdedir. Rutubet iliklere işler. Pas kokusu havaya karışır. Faust yürür. Harita eline tutuşturulur. Olaylar dizisi tetiklenir. İki esrarengiz adam gölgelerde bekler. Gözleri ifadesizdir. Yüzleri siliktir. Memur ciddiyeti taşırlar. Cehennemin bürokratlarıdırlar. Takım elbiseleri eskimiştir. Her hareketleri planlıdır. Faust haritayı açar. Kaderinin haritasıdır. Çizgiler onu tiyatroya çeker. Kendi iradesiyle yürüdüğünü sanır. Büyük bir yanılgı içindedir. Adımları önceden hesaplanmıştır. Tiyatro kapıları onu yutar. Dönüşüm başlar.

 

Mekanik Teoloji: Çatırdıyan Bürokrasi

Tanrı ölmüştür. Gökler bomboştur. Kutsal taht sahipsiz kalmıştır. Evren absürt bir makinedir. Makine durmaksızın çalışır. Dişliler döner. Et öğütülür. Tahta yontulur. Ruh satılır. Cehennem ateşten oluşmaz. Cehennem tozlu dosyalardan ibarettir. Kötülük epik boyutlarda karşımıza çıkmaz. Şeytan kanatlı bir canavar olmaktan uzaktır. Mefisto ahşaptır. Gıcırdar. Yüzü sabittir. Duygusuzdur. Kötülük sıradandır. Kötülük mesai saatleri içinde işler. Bürokrasi ruhu ezer. Mefisto sözleşmeleri hazırlar. Parşömenler sunar. İmzalar atılır. Kan mürekkeptir. Teoloji mekanikleşmiştir. Sistem kendi kendini besler.

 

Kafede oturan iki adam sürekli Faust’u izler. Haritayı verirler. Kukla iplerini çekerler. Sistemin dilsiz bekçileridirler. Tesadüflere yer yoktur. Her şey kusursuz bir saatin işleyişini andırır. Bu adamlar zembereği kurarlar. Faust iplerin ucunda debelenir. Tanrı sessizdir. Makine gürültülüdür. Çatırdar. Gıcırdar. Etin acısını bastırır. Cehennem tasviri bürolara taşınmıştır. İblisler evrak çantaları taşır. Cehennem bir arşiv odasıdır. Günahlar dosyalanır. Ruhlar sınıflandırılır. Faust bu devasa şirkette bir müşteridir. Sözleşme ticari bir anlaşmadır. Kanla mühürlenir. Vade bellidir. Tahsilat günü kaçınılmazdır. Şeytanın görkemi silinmiştir. Mistik korkunun yerini evrak işleri almıştır. Kötülüğün sıradanlığı tüyler ürperticidir. Tahta yüzlü şeytan hiçbir duygu belirtisi göstermez. Ağlamaz. Gülmez. Öfkelenmez. Sadece görevini yapar. Makine tıkır tıkır işler. İnsanlık bu çarkların arasında ufalanır. Absürt evrenin tek kuralı bu mekanik döngüdür. Merhamet lügattan silinmiştir. Bağışlanma imkansızdır.

Sinematografik Kader: Çerçevenin Hapishanesi

Arijon sinema gramerini yazdı. Şvankmajer bu grameri silaha dönüştürür. Kamera masum bir gözlemci kalmayı reddeder. Kamera yargıçtır. Kamera gardiyandır. Objektif Faust’u köşeye sıkıştırır. Dar açılar nefes keser. Klostrofobi yaratır. Geniş açılar karakterin hiçliğini vurgular. Kurgusal kesmeler şiddetlidir. Kesmeler iradeyi doğrar. Faust bir mekandan diğerine fırlatılır. Sokaktan kafeye düşer. Kafeden tiyatroya sürüklenir. Kendi isteğiyle mekan değiştirmez. Kurgu onu zorlar. Montaj kaderin ta kendisidir. Yönetmen acımasız bir tanrıdır. Karakterini kendi yarattığı cehenneme hapseder. Çerçeve dışına çıkılmaz bir tiyatro sahnesidir. Çerçeveden kaçış imkansızdır. Kadraj bir hücredir. Pencereler kördür. Kapılar sahte duvarlara açılır. Faust sahneden inemez. Oyuncu rolüne hapsolmuştur. Mercek acımasızdır. Odak noktası hep insanın zavallılığıdır. Çırpınışları mikroskop altında ezilen bir böceği andırır.

 

Stop-motion tekniği bu esareti perçinler. Karakterin hareketleri parçalıdır. Bütünlük kaybolmuştur. Animasyon tekniği özgür iradeyi tamamen yok eder. Yaratıcı her kareyi elleriyle düzenler. Faust’un her jesti önceden tasarlanmıştır. Kukla oynatıcısının parmakları görünmezdir. Varlıkları her saniye hissedilir. Aydınlatma gölgeleri büyütür. Işık karakteri ezer. Karanlık sahneleri yutar. Siyah beyaz kontrastı umutsuzluğu keskinleştirir. Tiyatro dekoru gerçekliği boğar. Sokaklar bir anda sahneye dönüşür. Gerçeklik algısı çatırdar. Seyirci bu işkenceye ortaktır. Kameranın diktatörlüğü altında herkes eşittir. Hiçkimse güvende hissedemez.

 

Nesnelerin İradesi: Eşyanın Hafızası

İnsan unutur. Eşya hatırlar. Cansız maddeler derin bir ruha sahiptir. Tahta kanar. Çamur nefes alır. Taşlar fısıldar. Nesneler insandan daha bilgedir. İnsan sadece etten bir kukladır. Eşyalar kendi kaderlerini yazar. Nesnelerin iradesi insan iradesini ezer geçer. Kitaplar kendi kendine açılır. Haritalar rüzgarsız uçar. Anahtarlar kilitleri reddeder. Şvankmajer organik olanı iğrençleştirir. Cansız olanı diriltir. Madde intikam alır.

 

Yumurta masada durur. Kabuğu pürüzsüzdür. Masumiyeti simgelemez. Faust kabuğu kırar. İçinden yaşam fışkırmaz. İçinden ölüm doğar. Şeytan yumurtada yatar. Şeytan sıradan nesnelerin içinde pusuya yatar. Kötülük günlük hayatın tam ortasına gizlenir. Kahvaltı sofrası ayin masasına dönüşür. Yumurta sarısı asit gibi yakar. Beyazı kefen gibi sarar. Yumurta cehennemin tohumudur. Yumurta kabuğu parçalanır. Eski düzen yıkılır. Kaos serbest kalır.

 

Laboratuvar loştur. Cam şişeler rafları doldurur. Fanus içinde bir cenin barındırır. Sıvı bulantı verir. Homunculus uyanır. Cenin birden hareketlenir. Camı zorlar. Rahmi andıran fanusu yırtar. Parçalar. Dışarı çıkar. Bu doğum sahnesi tüyler ürperticidir. Doğum safsızlıktır. Doğum dünyaya fırlatılmaktır. Yaşam bir hastalıktır. Cenin bu hastalığın ilk belirtisidir. Et çürümeye mahkumdur. Yaratılış süreci hastalıklıdır. Simya felaket getirir. İnsanın tanrıcılık oynaması trajediyi hızlandırır. Cam kırıkları etrafa saçılır. Yapay yaşam isyan eder.

 

Tiyatro bir labirenttir. Soyunma odaları klostrofobiktir. Faust maskesini takar. Maske yüzüne yapışır. Et tahtaya dönüşür. Faust giderek kuklalaşır. Hareketleri mekanikleşir. Eklemleri gıcırdar. İnsanlığını kaybeder. Kostümler karakteri ele geçirir. Cansız kumaş insana hükmeder. Tuvalet sahnesi mideleri bulandırır. Fayanslar kirlidir. Sular sızar. Tuvalette bir kukla belirir. Klozetin içinden çıkar. Pisliğin içinden konuşan bir kahindir. Temiz olan her şey kirlenmiştir. Yüce olan her şey alçalmıştır. Kutsallık lağıma düşmüştür. Dilenci kukla gerçeği yüzüne haykırır. Dışkının ortasından kehanetler savurur. Faust dinlemez. Kördür. Gerçeği kavramaktan acizdir.

 

Harita, Maske, Kayboluş

Harita kurtuluş vaat etmez. Harita tuzağın krokisidir. Çizgiler karmaşıktır. Sokaklar birbirine düğümlenir. Faust haritayı takip eder. Gözü haritadadır. Çevresini görmez. İnsanlık rehberlere körü körüne bağlanır. Yanlış rehberler felakete sürükler. Harita bir sözleşmedir. Haritayı açan oyuna dahil olur. Geri dönüş yolları silinir. Mürekkep zehirlidir. Parmaklara bulaşır. Zihne nüfuz eder. Yolculuk içsel bir çöküştür.

 

Maske kimliği yok eder. Tiyatroda maskeler duvarları süsler. Faust bir maske seçer. Yüzüne takar. Kendi kimliğinden vazgeçer. Maske karaktere hükmeder. Tahta yüz hatları donuktur. İfade sabittir. Duygular hapsolur. İnsan maskenin ardında boğulur. Toplum herkese bir maske verir. Rolleri dağıtır. Birey rolünü oynar. Sahneden inmesine izin verilmez. Şvankmajer bu toplumsal riyakarlığı parçalar. Maskenin ardında çürüyen eti gösterir. Et dökülür. Geriye sadece iskelet kalır. İskelet hepimizin ortak gerçeğidir. Ölüm en büyük eşitleyicidir.

 

Kusursuz Döngü ve Kopuk Bacak

Zaman çizgisel akmaz. Zaman bir döngüdür. Başlangıç sonu barındırır. Son başlangıca döner. Filmin başında bir adam yerde yatar. Bacağı kopmuştur. Kan asfalta kurumaya yüz tutmuştur. Faust bu bacağı görür. Faust bacağın sahibini inceler. Adam acı içinde kıvranır. Faust tiksinir. Uzaklaşır. Adamın yüzü hafızasına kazınır. Zaman ilerler. Olaylar gelişir.

 

Sözleşme süresi dolar. Mefisto tahsilata gelir. Kaçış başlar. Araba hızlanır. Sokağa dalar. Arabanın içi daracıktır. Dışarısı hızla akar. Işıklar birbirine karışır. Sesler uğuldar. Korku yüzüne yansır. Direksiyon hakimiyeti kaybolur. Metal metale çarpar. Camlar tuz buz olur. Araba ezilir. Tramvay affetmez. Faust dışarı fırlatılır. Acı bedeni sarar. Kan asfalta yayılır. Bacağı kopmuştur. Faust başını çevirir. Gözleri fal taşı gibi açılır.

 

Kendi geçmişiyle yüzleşir. İlk andaki adama dönüşmüştür. İlk andaki adam ta kendisidir. Kopuk bacak onundur. Döngü kapanır. Kader ağlarını kusursuz örmüştür. Kaçış tamamen anlamsızdır. Kendi sonunu en başından izlemiştir. Görmezden geldiği trajedi kendi trajedisidir. İki adam yine oradadır. Sokak köşesinde belirirler. İzlerler. Görevleri tamamlanmıştır. Yeni bir harita başka bir ele tutuşturulacaktır. Absürt makine dönmeye devam edecektir. Evrenin umursamazlığı en büyük dehşettir. Oyun baştan oynanacaktır. Perdeler hiç kapanmaz.

Faust Filminin Künyesi
  • Orijinal Adı: Lekce Faust (İngilizce: Lesson Faust)
  • Yönetmen: Jan Švankmajer
  • Senaryo: Jan Švankmajer (Johann Wolfgang Goethe, Christopher Marlowe, Christian Dietrich Grabbe’nin eserlerinden ve geleneksel Çek kukla tiyatrolarından uyarlanmıştır)
  • Yapımcı: Jaromír Kallista
  • Görüntü Yönetmeni: Svatopluk Malý
  • Kurgu: Marie Zemanová
  • Müzik: Johann Sebastian Bach, Charles François Gounod
  • Tür: Animasyon, Fantastik, Dram
  • Yapım Yılı: 1994
  • Süre: 97 dakika
  • Ülkeler: Çek Cumhuriyeti, Fransa, Birleşik Krallık
  • Dil: Çekçe, Latince
Oyuncular / Seslendirenler
  • Petr Čepek: Faust
  • Jan Kraus: Cornelius
  • Vladimír Kudla: Waldes
  • Antonín Zacpal: Yaşlı Adam
  • Jiří Suchý: Kašpar

Not: Başrol oyuncusu Petr Čepek, film tamamlandıktan kısa bir süre sonra hayatını kaybetmiş ve performansı ölümünden sonra övgü toplamıştır.