Kod Adı: Mucize
Ünver Alibey imzalı eğlenceli casusluk serisi, ikinci romanıyla geri döndü. Kod Adı: Mucize, yine Paris Yayınları etiketiyle okurla buluştu.
Elbette yine romanın merkezinde gizli teşkilat Baskabas’ın genç ajanı Müjgan yer alıyor. “Gönülçelen” kod adıyla görev yapan Müjgan, ilk roman Serseri Mayın’dan hatırlanacağı üzere, dünyadaki en eski ve en gizli örgütlerden biri olan Baskabas’ın İstanbul’un altındaki karargâhında yetişmiş, hevesli ama bir o kadar da başına buyruk bir ajandır. Disiplinsizliği ve dağınık zihni, onu sürekli beklenmedik olayların içine sürükler.
Kod Adı: Mucize’de Müjgan’ın yolu bu kez hayranlık duyduğu efsanevi süper casus Mucize ile kesişir. Paris’te başlayan görev, Müjgan için adeta bir hayalin gerçekleşmesi gibidir; ancak Mucize ile ilk karşılaşması beklentilerini altüst eder. İkili arasında daha ilk anda sert bir gerişim filizlenerek, “ilk görüşte nefret”e ve Müjgan için can sıkıcı bir ortaklığa dönüşür.
Derken Louvre Müzesi’nin gizemli dehlizlerinde yaşanan şok edici bir olay, hikâyenin yönünü tamamen değiştirir: Mucize bir kurşuna kurban gider. Bu beklenmedik gelişme sonrası sarsılan Müjgan, zorunlu bir izinle görevden uzaklaştırılır.
Dinlenmek için İstanbul’a dönen Müjgan, Cihangir’in renkli atmosferine sığınır. Yoga stüdyoları, seramik atölyeleri ve sanat çevreleri arasında “kafa dağıtmaya” çalışırken, kendisini çok daha büyük ve karmaşık bir komplonun içinde bulur. Roman ilerledikçe, İstanbul’un bohem sanat ortamını bir perde gibi kullanan casusluk ağı da yavaş yavaş açığa çıkarılır.
Kitap, yalnızca casusluk kurgusuyla değil, aynı zamanda keskin mizahı ve gözlem gücü yüksek betimlemeleriyle de öne çıkıyor. Günlük hayatın sıradan görünen anlarını absürt bir casusluk evreniyle birleştiren anlatım, okuru hem güldüren hem de merak içinde bırakan bir ritim kuruyor.
