Fatih Parlak’tan Yeni Öykü Kitabı: Hiçbir Şey Yokmuş Gibi
Yeni Çıkan Kitaplar

Fatih Parlak’tan Yeni Öykü Kitabı: Hiçbir Şey Yokmuş Gibi

Karnavaldergi

Daha önce Apartman Kâmil ve Kaçak Yapı isimli kitapları yayımlanan Fatih Parlak’ın yeni öykü kitabı Hiçbir Şey Yokmuş Gibi, Mythos Kitap etiketiyle okurla buluştu.

 

Yayınevinin tanıtım bülteninden:
Bazen hayat, en sıradan anların içinde en derin kırılmaları saklar. Gündelik hayatın sıradan detayları, aslında bir karakterin en büyük içsel yolculuğunu anlatabilir. Fatih Parlak’ın “Hiçbir Şey Yokmuş Gibi” adlı öykü kitabı, bu sıradan görünen anların altında yatan çatışmaları, kayıpları ve yüzleşmeleri işliyor.

Bir baba ve oğlun belirsiz bir yolculuğa çıkışı, mahalle arasında kaybolan bir adamın ardında bıraktığı sessizlik, bir çocuğun televizyon ekranında gördüğü “başka hayatlara” duyduğu merak… Parlak, bu öykülerinde okuru derin bir melankoliye davet ederken, ironik bir dille insanın kendi varlığıyla yüzleşme anlarını gözler önüne seriyor.

 

“Hiçbir Şey Yokmuş Gibi”, yalnızlık, aidiyet, geçmişle hesaplaşma ve toplumsal değişimler üzerine kurulu dokuz güçlü öyküden oluşuyor. Yazar, betimleme gücü ve gerçekçi karakter yaratımıyla, okuyucuyu hem tanıdık hem de yabancı gelen dünyalara sürüklüyor.

Bazı anlar hiç yaşanmamış gibi silinir gider. Peki, hiç unutulmayacak olanlar?

 

Kitaptan bir bölüm:
Belki de tüm bu olanlara bir anlam vermeye çalışma hastalığından ibaretti her şey. Babam karton bardağa doldurduğu karışımı bir dikişte içip arabayı sağa çekti. Sönük ışıklı olduğu için yanımızdaki binanın bir tesis olduğunu geç fark ettim. Kontağı kapattı babam. “Şurada biraz hava alalım,” diyerek arabanın içinde bekledi. Uzunlar açık kalmıştı ve tümsekten aşağıya doğru yayılan ormanın derinliklerine daldım. Ağaçların arasında seken bir geyik gördüğümü sandım. Bunu babama söyledim ama oralı bile olmadı. “Önce borçları temizleyeceğiz, sonra yeni bir iş var” dedi babam. Arabadan inmeden bekledik. Ben öne geçince partideki adamdan söz etti babam. Aslında babam o partiden bile değildi ama işlerin artık böyle yürüdüğünü gördüğünden partiliymiş gibi takılıyordu. Partideki adam babama bilindik markalardan biri olan Zenta’nın bayiliğini verecekti. Sermayeye gerek yoktu. İşin hiçbir riski yoktu. Söylenene göre babam sadece mağazanın başında duracak ve işleri takip edecekti. Bir sürü şey söyledi babam. Dünya değişiyordu ve çağa ayak uydurmalıydık. Esnek ve inovatif olmalıydık. Bu kelimeyi ilk kez duymuştum ve babam hemen gözlerini kırpmıştı. Ben küçükken kovboy filmleri izleyen babam artık devlet televizyonundaki yaşamları bize hiç benzemeyen aileleri anlatan dizileri izliyordu. Başka bir dizide efsane bir askerden bahsediliyordu. Yeri göğü inleten sesiyle yedi düvele nizam veren bir kahraman oluveriyordu bu adam. İnsanı istemeden de olsa içine çeken müziklerin ardından uzun reklamlara gidilen bu dizileri göz ucuyla bazen seyrediyor ve anlatılanlara bir anlam veremiyordum. “Anlamayacak bir şey yok,” dedi babam yine zihnime bir olta atıp düşüncelerimi çekmiş gibi. “Artık işler böyle yürüyor. Ben de çevreme onların bana söylediği şeyleri anlatıyorum. Yeni bir düzene girdiğimizi bir “yapı”nın bizi esir aldığını, bu ahlaksız düzenden yakında kurtulacağımızı söylüyorum onlara. Zenta’ya gelen müşterilere de böyle şeyler söyleyeceğim işte. Partili adamın tam da dediği gibi.”

 

Fatih Parlak
1987 yılında Ankara’da doğdu. Ankara’da öğretmen olarak görev yapıyor. Öyküleri; Varlık, Kitap-lık, Sözcükler, Yeni E, Lacivert Öykü gibi çeşitli dergilerde yer aldı. Apartman Kâmil ve Kaçak Yapı yayımlanan diğer kitapları.