Kan Birim
Öykü

Kan Birim

Aynur Türk

Aynur Türk

Yıllar yıllar önce hatta yüzyıllar önce intikam almayı Shakespeare “Venedik Taciri” kitabında bahsetmişti.

 

Kaç kez söyledim bilmiyorum ama yalvardım. Yapma dedim, yanlış yapıyorsun, dedim, önünü görmüyorsun dedim, ikna olmadı Nasa’daki Hintli. İllaki geçmişin öcünü alacaktı. Çalıştı, çalıştı; gece gündüz demeden çalıştı. 2050 senesindeyiz ve düğmeye bastı, sildi insanlarımın alacaklarını, borçlarını, geliştirdiği virüs sistemi ile. Bankalarda isim yok, ‘kimse’ diye bir şey yok, yeniden başlangıçtayız sanki.

 

Fark ne mi?  Kaybettik, çok şey kaybettik. Değişen hiçbir şey yok. 1936 yılında Jorge Semprun’un “Büyük Yolculuk” kitabında; “belki de annesini konuşturup çetecilerin yerini öğrenmek amacıyla, üç yaşındaki çocuğun elini SS’ler, onların köyünde kesti. Annesi çocuğunun doğranmış ellerini görünce çıldırdı, ama konuşmadı.”

 

“Şiddetle değişen bir dünya, ancak daha çok şiddetin var olduğu bir dünya olur” diyen Alman düşünürün aksine sadece Hintli bilmiyordu yaptığı şeyin şiddetini. Yazık oldu. Bilmiyordu ki Hintli, yeni bir birim yaratılmıştı, kendi yaptığına karşılık: İnsan kanı. “Kan Birim”. Bütün evren bunu kullanmaya başladı bile. Kıyıya vuran bebek cesetleri, kadın cesetleri, erkek cesetleri, ölen milyarlarca kişi, bombalanan şehirler, neden vurduğunu bilmeden öldüren insanlar…

 

Şimdi, her yerde “kan birim” kullanılmakta. Değişen hiçbir şey yok. Değişen sadece zaman… Tarihin değişen rakamları.