KARTEZYEN BİR ÖLÜM
Kimileri geç öğrenir Descartes gibi
karanlık yüzünü ego’nun.
İsveç prensesi Christina’nın eteklerinde
Müşkülpesent bir uzaklık –
Sıra göllerin çekincesi.
Mola verdiğinde karayel
Öyle bir fiske vurur ki çam
Kanın donar, suyun ısınır
Yüz yüze kendi ölümünle
Gömersin engin toprağa
Sılanın zehirli yıldızlarını.
Bilmezsin de gittikten sonra
Nerede o beyin, o epifiz
Paramparça bir cogitodan kalan
Metotsuz bir konuşma.
LAV
Lav gibi akıp geçeceksin
Seni senden çalan bu Yer’den
Kayalar kül olur mu demeden
Bir kartal gibi süzüleceksin
Kendi sonunun peşinde.
Yeryüzü tüttükçe usul usul
Keyifleneceksin Hades’in meyhanesinde
Yanında Horkios, karşında Kratos
Dikē ile el ele – içki sofrası
“Prometheus’un konağı alev alevmiş şef
ortaya bir ciğer getir bize
Sek içiyoruz – aman su koyverme”
