KUŞBASTI MEVSİMİ
İnce Şeyler Tanrısı’nın unuttuğu
ne varsa gözlerindeymiş meğer!
Kuşbastı mevsimi ne çabuk geçmiş
Bahçe de şaşırmış olup bitene
Ben bu şiiri hiç kimseye yazdım
Çeri çöpü üşüşünce ömrüme
ardıma bakacak takatim yoktu
Gecenin yutağından bihaber
kör bir kuyu her şeyimi yuttu
Ötesi sürgit enkaz
yazı kışıyla kavgalı…
Döküldü gökyüzünün ipeği pulu
Akşam desen akşama benzemez
gece desen geceye
Üç beş heceye sığmaz öyküsü
Son kadehe sarılır sarılmaz
yağmalandım kıyasıya, hepsi bu!
Say ki hayattan alacaklı
açık kalmış parantezin ucu!..
Hevesler düğümlenmiş vicdan buz kesmiş
Bir çöl ki aman dinlemez
kızgın kumuyla boğar su yeşilini
Benden sana izin, durma savur
oradan oraya çelimsiz harflerimi
Karıştır toprağımı hallihamur
anlamın tozunu al o dinginlikte
İçimde kal, içimde kal, içimde…
Uzağın yakının karışsın birbirine
Taşıma göz kırp, gizlice gülümse
Ben bu şiiri,
inim inim dirimimle yazdım
Kirpiğine tutunduğum doğrudur!
